Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in
Hep daha çok boşvermiş göründüm, daha çok endişelenerek… Daha çok alay ettim kendimle, hayatla… Hep tutarak kendimi, hiç ağlamadım Daha çok gülümsedim, çok kızgındım oysa Daha cesur göründüm, korkudan ölüyordum oysa Daha güçlü gibi göründüm, aklımı kaybetmeye yakınken düşünüp durmaktan Panikten sağa sola koşacak gibiyken, oturdum sakin sakin Ve gülümsedim bilmişcesine… Hiç bir şeyi bilmeden
Sarılmak istiyordum birine, hiç kimse bana sarılmadı diye… Sarılmadım kimseye ama, hiç kimse sarılmadı diye bana Kafamda bir yerlerde, beyaz koridorlarda gölgeler arasında, Koşarken ben deli gibi, soluk soluğa kovalıyordu yalnızlığım beni, Her an yakalayacak gibi…
Sevmek istedim, sevmedim, kendimi çıkarırım diye açığa Her şey önemsiz oldu benim için, kendim bile… Hep öyle sandılar, gördükleri gibi yani Ama yanıldılar, değildim göründüğüm gibi Hep rol yaptım, her gün ayrı maske taktım Korktum herşeyden, hiç göstermedim kendimi Oradaydım esasında ama gerçek şuydu, Kimsenin bilmediği biriydim
Hep açıksözlüymüşüm gibi davrandım Aklımdan geçenleri asla söylemedim oysa Hep oyunu izledim, hiç müdahale etmedim Karışmadım Ama zannettiler ki, oynadım Oysa ben hiç dahil etmedim kendimi oyuna
Aklımdan siyah geçerken, beyaz dedim Siyah deseydim olmazdı, uğraşırdınız benle Ben uğraşmak istemedim sizinle Dahil olmak istemedim oyuna Beyaz dedim ve gizlendim Bilmediniz
Demezdim hiç düşündüklerimi, hissettiklerimi Denmezdi, ayıp olurdu nedense… Kırılırdınız Güya yakındık ya biz birbirimize, korkunç mesafelerle Ama anlatılmazdı, ayıp olurdu Kral çıplak hesabı… Tercihen ikiyüzlülük modaydı Çıkmaz sokaklara aşinaydık ya biz El mahkum gülümserken, gözlerimiz donuktu Hep aynı devam ederdi bu oyun, kısır döngü…
Herkes çok iyi bilirken beni Giderek daha bir gizledim kendimi Anlatılamaz haldeydi tüm bu hesaplar Anlatmayı denediysem de önceleri Geri çekildim yenik, manzara iç açıcı değildi… Her şey yolunda gibi görünürken Her gün duyar oldum çekip gitme, kaybolma özlemini… Kimsenin bilmediği, tanımadığı bir yerde Bir yabancı olabilmek yegane dileğimdi
Her şeyi kimse istemedi bilmek Kimse istemedi duymak Sözlere dökülmesi sakıncalılar listesi uzar giderdi Sustum; içimde bir yerlerde gölgesi bol serin odalarımda kapanan kapıları sayarak… Hep yalnız kalırdım hiç şikayet etmezdim değil mi Taş duvarlar gibiydim değil mi Yine de yosun tutardım çok ender de olsa ağladığım için
Ve hikaye buydu… Bir kale sandıkları şey öyle görünse de bir kale gibi, kumdandı aslında evet, sadece kumdan, ama bilmediler, anlamadılar ve yanıldılar… Hem de çok…